top of page


EMRE ARAPKİRLİ: İnsanları ve insanlığı bir araya getirmek ya da gelmesine ilham verecek işler yapmak istiyorum.




Röportaj: Ece Erkman



KISA PROFİL


İsim: Emre Arapkirli

Doğum Tarihi: 7 Haziran 1990

Yaşadığı Yer: ABD

Meslek: Kamera operatörü


Emre Bey, hangi yaratıcı alanda çalışıyorsunuz? Şu anda bu alanda ne yapıyorsunuz?


Prodüksiyon alanında çalışıyorum. Ağırlıklı olarak kamera operatörlüğü ve ışık teknisyenliği yapıyorum. Onun dışında konser ve tiyatrolarda sahne arkası ses ışık kurulum ve benzeri işler de yapıyorum. Drone operatörlüğü, ses mühendisliği, marangozluk ve metal işleme de yaptığım işler arasında. Broadway müzikalleri için set üretimi yapan bir firmada elektrisyenlik yapıyorum. Bunların hepsini birden yapmaktayım nerede ihtiyaç varsa oraya gidiyorum ya da daha yüksek ücretli işleri seçip tercih ediyorum.



Yaratıcı gücünüz nereden geliyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?


Yaratıcı gücüm sürekli öğrenme tutkumdan geliyor. Yaratıcı işler yapmadığım zaman çok bunalıyorum. Programımın sürekli değişim içerisinde olması, sürekli değişik insanlarla çalışmak, farklı yerlere gitmek (iş için eyalet eyalet geziyorum bol bol) beni çok tatmin ediyor. Hedeflerime doğru her gün bir adım daha yaklaştığımı hissettikçe sabah 4 de kalkıp 3 saat araba sürüp 14 saat çekim yapıp tekrar 3 saat araba sürmek gerektiren işler gözümde büyümüyor.


Hedefim bir gün keşke bunu ben yapsaydım dedirtecek, ilham verecek ve insanların hayat tecrübesini zenginleştirecek işlere imza atmak.



Bu alana baktığınızda “Şunu keşke ben yapmış olsaydım” dediğiniz iş hangisidir? Neden?


Keşke şunu ben yapsaydım dediğim bir iş yok çünkü yapabilsem zaten yapardım. Ve hedefim bir gün keşke bunu ben yapsaydım dedirtecek, ilham verecek ve insanların hayat tecrübesini zenginleştirecek işlere imza atmak. Keşke demeden yaşamaya inanıyorum. Kısa ya da uzun metrajlı film çekimlerinde görüntü yönetmenliği yapabilmek hedefiyle kendimi bu role hazırlayacak ve beni geliştirecek isler yapmaya önem veriyorum. Ayrıca insanları ve insanlığı bir araya getirmek ya da gelmesine ilham verecek isler yapmak istiyorum.



Bu alanda “Bir gün mutlaka yapacağım” dediğiniz işi anlatır mısınız?


Erişimimde yeterli kapital, tecrübe ve ekip olmadığı için henüz kendimi geliştirmek dışında bir şey yapmıyorum.


Bunu bugün yapmak için neyiniz eksik? Neye ihtiyacınız var?


Daha ufak çaplı kişisel projeler yaparak, standartlarım düşürerek, sponsor bularak ve ekip toplamak için ilan vererek bu konudaki ihtiyaçlarımı karşılayabilirim fakat çok meşgul olduğum ve sürekli çalıştığım için henüz bunları yapmak için yeterli motivasyonu bulamıyorum. Doğru zaman geldiğinde bunların hepsini gerçekleştirebileceğime inanıyorum ve ihtiyacım olan her şeyin erişimimde olacağını düşünüyorum.


Bu ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılayabilirsiniz?


Başta da söylediğim gibi, kariyerim, her gün kendime belirlediğim hedeflerime bir adım daha yaklaşmam sağlayacak şekilde ilerliyor, böylece Ara sıra iyi seçimler yapmak, iyi bir iş yapmak ve öğrenebildiğim kadar öğrenmek dışında bir şey yapmam gerekmiyor.


Teşekkürler


Ekim 2022

23 görüntüleme0 yorum


İsim: Ece Erkman


Doğum Tarihi: 20.08.1999


Doğum Yeri: İstanbul


Meslek: Tasarımcı, Çizer


1. Hangi yaratıcı alanda çalışıyorsunuz? Şu anda bu alanda ne yapıyorsunuz? Sanat, tasarım yaratıcı alanında çalışıyorum. Tasarım alanında dijital çizim yapıyorum, illüstrasyonlar yapıyorum, karakter tasarımı, konsept tasarım ve mekan tasarımı yapıyorum. 2. Yaratıcı gücünüz nerden geliyor? Nelerden ilham alıyorsunuz? Yaratıcı gücüm, çizgi film ve animasyon dünyasından geliyor. Herseyin gerçek olabildiği bu büyülü, sihirli, pozitif enerji dolu dünya çizim konusunda bana oldukça ilham veriyor. Sinema; renkleri, görsel efektleri, ses efektleri ve müzikleriyle oldukça ilham verici. Fiziksel kuralların, gerçekliğin çarpıtıldığı, tabulardan ve kurallardan bağımsız olan bu sinema filmler dünyası, fantastik evren dünyası oldukça ilham verici. Bunun yanında müzeler, sergiler, festivallerde her daim birer ilham kapım. Kitaplar, bana oldukça ilham veriyor, görselliğin kişinin kendi ufku ve hayal gücüne bırakıldığı, sadece kelimelerin ve olay örgüsünün okuyucuya sunulduğu bir dünya insanın kafasında bambaşka görsellerin, görselliğin yaratılmasına ve uyandırılmasına sebep oluyor. Son olarak yaratıcı gücümün geldiği bir yer daha; kendi iç dünyam. Meditasyon yaparak kendi ufkum, hayal gücümün derinliğine kendi bilinçaltıma giderek, kendimi ve yaratıcılığımı bulduğum ilham dolduğum bir yer. 3. Bu alana baktığınızda ‘şunu keşke ben yapmış olsaydım’ dediğiniz iş hangisi? Neden? Bazı animasyon filmlerini ve çizgi filmleri keşke ben yapsaydım diyorum, özellikle Disney Inside Out animasyon filmini izlerken bunu hissettim. Çizim tarzımı yakın bulmakla beraber; psikoloji ve kişisel gelişimle oldukça ilgili olduğumdan dolayı filmde duyguların karakterize edilip karakterler olarak canlandırılması fikri benimde aklımdan geçmiş olan bir fikirdi. 4. Bu alanda ‘Bir gün mutlaka yapacağım’ dediğiniz işi anlatır mısınız? İnsanların yüzünde minik bile olsa bir tebessüm oluşturmak istiyorum, Onların hayal güçlerini hareket geçirmek, hayal güçlerini canlandırmak ve çocukken olduğu gibi herşeyin mümkün olabileceği umut ve heyecan dolu bir dünyaya inanmalarını istiyorum. Renklerin canlı olduğu desenler dolu bir dünya görebilmelerini istiyorum. Bir gün çizdiğim karakterleri animasyon haline getirip, onları adeta bir çizimden canlı bir karaktere dönüştürmek istiyorum. Yaratacağım karakterlerin; çocuklara özellikle ergenlere bazı mesajlar vermesini istiyorum. Bu mesaj, kişilerin kendini olduğu gibi kabul etmesi, sevmesi ve günümüz sosyal medyasının yönlendirmeleri aksine kişilerin birer yarış içinde olmadan, moda yada popülarite uğruna kendi otantik kişiliklerini değiştirmemesini sağlamak. Yapacağım animasyon çizgi filmler ve içlerindeki mesajlar ile kişileri kendileriyle; herhangi türde bir fiziksel özellik yada seçimleri, sevdikleri şeyler konusunda her koşulda kendileri olabileceklerini ve otantik kişiliklerinin onların zaten en güzel en özel halleri olduğunu onlara hissettirmeyi amaçlıyorum. Özellikle ergenlere, ergenlik dönemlerini daha kolay atlatmalarına yardımcı olmak, yalnız olmadıklarını hissettirmek isterim. Bunu bir gün mutlaka yapacağım, bu amaç bir tasarımcı olarak benim en büyük çıkış noktam. Dijital çağ ile birlikte ilerleyen teknoloji, dijital işleri bir çok kişiye hızlı bir şekilde ulaştırabilmek konusunda insanlara harika bir imkan sunuyor. Tüm dünyaya ihtiyacı olan, istenilen bir çizimi yada tasarımı hızla ulaştırabilmek düşüncesi bir tasarımcı olarak beni heyecanlandırıyor. Bu işe NFT adı veriliyor, ve bunu yapmak istiyorum. 5. Bunu bugün yapmak için neyiniz eksik? Neye ihtiyacınız var? Bahsettiğim animasyon çizgi filmi bugün yapmak için, animasyon teknik bilgisine biraz daha fazla hakim olmam gerekiyor. Fikir ve teknik beraber bir bütündür. Kapsamlı bir animasyon eğitimine ihtiyacım var. Fakat bunu öğreneceğim. Hayaller çalışarak, düzenli uğraşarak hedefler haline gelir ve gerçekleşir. Bahsettiğim NFT satışı, dijital platform üzerinden dijital satış nasıl yapacağımı bilmediğim için henüz gerçekleştiremedim fakat bunu araştırmaya başladım. Elbette çizimlerim daha çok kişiye ulaşmasına ihtiyacım var, çizimlerim doğru kişilere ulaşmasını sağlamak ve çizimlerimin doğru yerlerde kullanılması için araç ve kanallara ihtiyacım var. Çizimlerim bir dergi içerisinde yer alabilir, bir oyun karakteri olabilir, bir filmde, çocuk kitabında, kırtasiye üzerinde, kıyafet deseni olarak hatta bir oyuncak yada figür olarak günün birinde dönüştürülebilir. Kısaca pek çok yerde kullanılabilir asıl ihtiyaç duyduğum nokta, çizimlerimi doğru yere, ihityaç duyulan ve istenilen yere ulaştırabilecek kişi, kuruluş ve kanalları bulmak konusu. 6. Bu ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılayabilirsiniz? Animasyon eğitimi veren kurumlardan animasyon eğitimi alabilirim animaokul gibi eğitim veren kurumlardan eğitim alabilirim. NFT satışı hakkında verilen dersleri alabilirim, Udemy gibi çeşitli video ile öğrenim kanallarını kullanabilirim. Yaratıcı süreçleri paylaşabileceğim, beyin fırtınası yapabileceğim, yaratıcı fikirlerimizle birbirimizin hayal gücünü besleyeceğimiz bir ekip, topluluk, grup ihtiyacım var. Farklı perspektifler ile, farklı düşünce şekilleri ile ufkumuzu genişletebileceğimiz yargılardan uzak sadece fikirsel, tasarımsal tartışmalar, konuşmalar yapabileceğimiz bir ilham ortamı kulağa harika geliyor. Çizimlerimin daha çok kişiye ulaşması noktasında ise sosyal medyadan destek alıyorum, sosyal medyayla daha çok kişilere ve coğrafi sınırlardan bağımsız pek çok yere çizimlerimi ulaştırabiliyor olmak bu çağın en büyük şanslarından biri olmalı.



50 görüntüleme0 yorum



ÖMER YILMAZ: “Beşyüz sene sonra geçen bir sahnedeki uzay gemisinin motor sesi nasıldır?''



Röportaj: Gülçin Topaç



KISA PROFİL


İsim: Ömer Yılmaz

Doğum Tarihi: 4 Şubat 2002

Doğum Yeri: İstanbul

Meslek: Ses Tasarımcısı



Ömer Bey, hangi yaratıcı alanda çalışıyorsunuz? Şu anda bu alanda ne yapıyorsunuz?


Ben aslında mütercim tercümanlık öğrencisiyim. Yarı profesyonel olarak ses tasarımı ile uğraşıyorum. Bir çevirmen adayı olarak ses tasarımını, bir tür çeviri işlemi olarak görüyorum; bir metinden, fikirden ya da resimden sese çeviri. Benim kaynak dilim bana verilen bir fikir, gelen bir ilham, metin, betimleme veya bir senaryo olabiliyor. Hedef dilim ise ses. Yaptığım iş ise benden istenen şeyin sesini çıkarmak. Bu bazen bir kapı tıklaması, çamurlu bir yoldaki ayak sesleri, gerilim anlarında o duyulan kapı gıcırtıları; bazen de kimsenin sesini duymadığı bir yaratık, ejderha veya beş yüz sene sonra geçen bir sahnedeki uzay gemisinin motor sesi. Örneğin Jurassic Park filmini hepimiz duymuşuzdur. O filmden önce kimse T-Rex’in kükremesini hayal edemezdi. Ses tasarımcılarına dinozorun resimleri verildi ve onlar da deneme yanılma, biraz da şans ile o T-Rex ile bütünleşen, hepimizin kulağında çınlayan muazzam kükremeyi oluşturdular. Benim de yaptığım iş genel hatlarıyla bu. Şu an freelance olarak podcastlar için ses tasarımı, oyunlar için ses tasarımı veya gelen seslerin restorasyonlarını yapıyorum. Ayrıca bireysel olarak sesli tiyatro üzerine çalışmalar yürütüyorum.


Yaratıcı gücünüz nereden geliyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?


Aslında konu ses tasarımı olunca ilham her yerden gelebiliyor desem yanlış olmaz. Neredeyse her şeyin kendine özgü bir sesi var. Bir seferinde gittiğim bir yerde çok garip öten bir horozun sesini kaydetmiştim. Bilgisayarımın başına geçince sesle biraz oynadıktan sonra bizim sevimli horoz korkunç kükreyen bir yaratığa dönüştü. Ya da bir keresinde kuş uçma sesi kaydetmem gerekti ve sesini kaydedecek bir kuş yoktu. Doğaçlama yaparak birkaç kâğıt havlu kullanarak kuş uçma sesi oluşturmuştum. Onun dışında izlediğim her film, her dizi bana ilham kaynağı olabiliyor. İster istemez bir şey izlerken onun ses tasarımını da istemsizce pasif olarak analiz ediyorum.


'' Neredeyse her şeyin kendine özgü bir sesi var.''



Bu alana baktığınızda “Şunu keşke ben yapmış olsaydım” dediğiniz iş hangisidir? Neden?


Sesli tiyatro üzerine bireysel çalışmalar yaptığımdan bahsetmiştim. Beni sesli tiyatro dünyasına sürükleyen bir şovun, ses tasarım ekibinde bulunmak çok isterdim. Sesli tiyatroya ileride biraz daha detaylı değineceğim.


Bu alanda “Bir gün mutlaka yapacağım” dediğiniz işi anlatır mısınız?


Yurtdışında sesli tiyatro (audio drama) kültürü bizimkinden daha yaygındır ve bilinir. Bu yüzden dizi ve film kalitesinde bilim kurgudan tutun, komediye kadar her tür eser bulmak mümkün. Benim de şu an ki en büyük hedefim Türkçe yüksek kalite sesli tiyatrolar üreterek hem bu alanda değer yaratarak, Türkiye’de sesli tiyatronun bilinirliğini arttırma çalışmalarına katkı sağlamak hem de kendimi ses tasarımında daha yetkin kılabilmek. Sesli tiyatroyu iki kelime ile tanımla deseydiniz ben görseli olmayan film/dizi derdim. Bir dizi ya da film izlemek isterseniz bir ekrana bakmak zorundasınız. Ancak sesli tiyatroda bir çift kulaklık ile evinizden, arabanızdan, yürüyüşte ya da iş yaparken, bulaşık yıkarken galaksinin diğer ucuna ışınlanmak mümkün. Bu alanın üretim maliyetleri dizi filme göre çok düşük. Görsellik sorununuz olmadığından dolayı farklı yerlerde geçen olayları dinleyiciye aktarabiliyorsunuz. Bir uzay gemisi için set oluşturmak belki karmaşık ancak sesli tiyatroda tek ihtiyacınız olan bir ambians tasarlamak. Dinleyiciye olayı kavrayacak ama onu sıkmayacak kadar diyaloglara yayılmış bir betimleme sunmak, gerisi dinleyicinin hayal gücüne bırakmak. Pembeler içinde bir kokpit mi hayal eder, masmavi lambalarla donatılmış küçük bir kapsül mü hayal eder, işte işin o kısmı dinleyiciye kalmış. Görsel içerik sizin hayal gücünüzü kısıtlıyor ancak sadece ses ile insanın kafasında bir dünya oluşuyor. Dinleyici hikâyenin karakterleriyle özel bir bağ kurabiliyor ve en güzel yanı, eğer anlatılmak istenen hikâye güzel yazıldıysa, güzel tasarlandıysa ve yapılan eser o gerçeklik hissiyatını veriyorsa, dinleyici kendisini hikâyenin bir kahramanı olarak, kendini o dünyanın içinde buluveriyor. Benim de hayalim fantastik, bilim kurgu ya da benzer bir alanda kapsamlı sinema ses kalitesinde bir eser çıkarmak ve çıkarmaya da devam etmek.



''Görsel içerik sizin hayal gücünüzü kısıtlıyor ancak sadece ses ile insan kafasında bir dünya oluşuyor.''



Bunu bugün yapmak için neyiniz eksik? Neye ihtiyacınız var?


Çok geniş ölçekte belirtmem gerekirse bir ekibe ihtiyacım var. Geçen yıl iki tane kısa içerik ürettim ve medya alanında yeterli bir ağım olmadığı için bu işlerin casting süreçlerinden post-prodüksiyon süreçlerine neredeyse her aşamayı bireysel olarak yürütmek zorunda kaldım. Daha ciddi bir sorun ise Türkiye’de sesli tiyatro alanında nerdeyse yeni eser hiç yok. Çalışmalar bir iki kuruluşun çalışmaları ve eski radyo tiyatrolarından ibaret. Ben çevirmenim. Olan bir şeyi sese ya da metne dönüştürme yeteneğim var ancak baştan kapsamlı bir senaryo yazmak benim harcım değil. Kalemim güçlü değil o kadar. Ses tasarımı konusunda donanımlı olsam da elde anlatılacak bir hikâye olmayınca en azından sesli tiyatro konusunda bu yetenek tek başına yeterli olmuyor. Bu yüzden senaryo yazan kişilerle veya hazır senaryolarını sesli tiyatroya dönüştürme düşüncesi olan insanlarla tanışıp konuşmam gerektiğini düşünüyorum.


Bu ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılayabilirsiniz?


Aslında bu sorunun cevabını ben de bilmiyorum. Ancak bu işe ilgi duyan kişilere, yaptığım çalışmaları ve sesli tiyatroyu anlatmaya devam edeceğim. Kim bilir o kişilerden birkaç tanesi de işin üretim sürecinde yer almak isteyebilir.


Teşekkürler.


Ekim 2022

48 görüntüleme0 yorum
bottom of page