top of page


İki bölümden oluşan KREATHERAPIA atölyesi 3 Kasım ve 10 Kasım akşamları Müze Gazhane T-Atölye ev sahipliğinde gerçekleşti. Psikodrama Grup Terapisti Mine Baş ve Yaratıcılık Koçu Nurten Meriçer’in yürütücülüğüyle gerçekleşen atölyeye mimarlar, oyuncular, metin yazarları, modacılar, ressamlar, senaristler, müzisyenler, çizerler, edebiyatçılar, oyun tasarımcıları ve tiyatro yazarlarından oluşan 25 kişi katıldı.


Yaratıcı alanlarda üretim yapanların kendi yaratım süreçlerini keşfetmelerini ve başkalarının yaratım süreçleri ile karşılaşmalarını kolaylaştırmak üzere tasarlanan atölyeye katılanlar atölyenin kendilerine yeni pencereler açtığını, kendilerini cesaretlendirdiğini ve farkındalıklarını geliştirdiğini ifade ettiler.


Sınırlayan İç ve Dış Seslere Rağmen Nasıl Yaratacağız?


Atölye Yürütücülerinden Mine Baş atölye ile ilgili gözlem ve değerlendirmelerinde şunları aktardı: ‘ İlk defa bir araya gelmelerine rağmen grupla çok açık, katılımcı ve paylaşımcı bir süreç yaşadık. İki seans ve arada geçen bir haftalık süre içinde önemli bazı konularda farkındalık geliştirebildiğimizi düşünüyorum. Bunlardan en önemlisi zihnimizin ‘yaratıcı’ alanı ‘eros’ ile ‘sınırlayıcı’ alanı ‘logos’ u anlamak oldu. Bu ikisi arasında bir denge kurarak yaratım sürecimizi nasıl işler tutacağımız katılımcıların en çok merak ettiği konulardan biriydi. ‘’


Konuşma, Yaratma, Üretme Arzusundan Yola Çıktık


Diğer yürütücü Nurten Meriçer ise: “ Kreatherapia çok somut bir ihtiyaçtan, yaratıcı alanlarda çalışan, yaratıcı endüstrilerde üretenlerin bir araya gelip konuşma ihtiyacından doğdu. 2009 yılından bu yana benzer atölye ve etkinlikleri yürütüyorduk. Pandemi nedeniyle ara vermiştik. Neredeyse 3 yıllık bir ara sonrasında uyanma, toparlanma ve yeniden konuşma, yaratma, üretme arzusu bizi bu sefer daha terapik bir çalışmaya yönlendirdi. Yaratım süreçlerimizi, sınırlarımızı, engellerimizi, fırsatlarımızı konuşup dinledik. Başka nelere ihtiyacımız olduğunu anlamaya çalıştık. Onları da gelecekteki atölyelerde ele almayı planlıyoruz.” dedi.


KREATHERAPIA atölyeleri 2023 yılında da devam edecek. Atölyeler ve diğer etkinlikler için bizi web sayfamızdan ve sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.



Kasım 2022


11 görüntüleme0 yorum


Gülce Su Gümüş: Metafizik ve bilimsel gerçekliği birleştirebilecek projeler üretmek istiyorum.



İsim: Gülce Su Gümüş

Doğum Tarihi: 28.08.1998

Yaşadığı Yer: Istanbul

Meslek: Koreograf, Bale Sanatçısı ve Çağdaş/Modern Dans Performans Sanatçısı


Hangi yaratıcı alanda çalışıyorsunuz? Şu anda bu alanda ne yapıyorsunuz?


Çağdaş/Modern dans ve performans sanatçılığı üzerine çalışıyorum. Aynı zamanda güncel olarak İTÜ TMDK’ da Geleneksel Danslar programında Master yapıyorum. İki ayrı disiplini birleştiriyorum. Bunların dışında kendi projelerimi üretiyorum ve eğitmenlik yapıyorum.



Güncel hayattaki değişken çevresel faktörlerden etkileniyorum.


Yaratıcı gücünüz nereden geliyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?


Yaratıcı gücüm, metafiziği kapsayan her bir olaydan ve buna ek olarak metafiziği destekleyebilecek bilimsel gerçeklerden geliyor. Aynı zamanda güncel hayattaki değişken-çevresel faktörlerden ve olaylardan esinleniyorum.

Bu alana baktığınızda “Şunu keşke ben yapmış olsaydım” dediğiniz iş hangisidir? Neden?


2019 yılında İtalya, Roma’da gerçekleşen Angelin Preljocaj‘ın “Snow White” adlı eserini izlediğimde gerçekten büyülendim. Eserin içeriğinde bulunan, ayna objesinin kullanılması ve bu aynadan kraliçe karakterinin somut-soyut anlamda yansıması etkileyiciydi. Hareket kalitesi olarak ele aldığımızda ise koreografın, klasik bale tekniğinden yararlanması ve performans sanatçılarının bu tekniğin sınırlarını zorlaması nedeniyle keşke bu eserin koreografı ben olsaydım dedim.



Disiplinlerarası çok fazla içerik barındıran bir alanda çalışmak farklı projeler üretmeme imkan sağlıyor.



Bu alanda “Bir gün mutlaka yapacağım” dediğiniz işi anlatır mısınız?


Alanım, disiplinler arası çok fazla içeriği barındırdığı için birden fazla proje yapma niyetindeyim. Aklımda tasarladığım bir proje var. Projemin içerik ve yapısının, güncel projelerden farklı olmasını istiyorum. Bu yüzden de projemin kendi içindeki araştırma süreci ve çalışması devam ediyor.

Bunu bugün yapmak için neyiniz eksik? Neye ihtiyacınız var?


Gerekli prodüksiyon-mekana ve projelerimi gerçekleştirmek için yeterli sahne ekipmanına ihtiyaç duymaktayım.

Bu ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılayabilirsiniz?


Kültür-sanat alanını destekleyen ve sponsorluk sağlayan kurum ve kuruluşların çok fazla alan açabildiğini düşünüyorum. Bu sebeple, bu kurumların kendi sanatım adına yararlı olmasına ve katkı sağlamasına ihtiyacım var.


Teşekkürler.


Kasım 2022


160 görüntüleme0 yorum


Çağıl Seven: Global bir tasarımcı olma isteği bana güç veriyor.


Röportaj: Ece Erkman


KISA PROFİL


İsim : Çağıl Seven

Doğum Tarihi: 12.06.1998

Yaşadığı Yer: İzmir

Meslek: İç Mimar ve Çevre Tasarımcısı



Çağıl Hanım, hangi yaratıcı alanda çalışıyorsunuz? Şu anda bu alanda ne yapıyorsunuz?


Şu anda freelance olarak mimari projeler yapıyorum. Çoğunluğu Alaçatı, Urla ve Foça olmak üzere villa projeleri üzerinde tasarımlarımı gerçekleştiriyorum ve bu doğrultuda şantiye takiplerini gerçekleştiriyorum. Mimari projelerin dışında ise dekoratif ürün tasarımları ve üretimi ile ilgileniyorum. Bu ürünlerin çok büyük bir bölümü seramik ve tasarımları bana ait olan bu ürünlerin üretimini de yine kendim yapmaktayım.



Bu tasarım dünyanın başka bir yerinde olsaydı kabul görür müydü?



Yaratıcı gücünüz nereden geliyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?


Devamlı olarak ülkemizdeki ve dünyadaki sanat çalışmalarını takip etmekteyim. Özellikle sergi ve sanat galerileri gezmek çok hoşuma gidiyor ve bunlar bana kendi tasarımlarımı oluşturmamda çok büyük bir ilham kaynağı oluyor. Tasarımlarımı oluştururken kendime şunları soruyorum : ‘Bu tasarım dünyanın başka bir yerinde olsaydı kabul görür müydü?, İlgi çeker miydi?’ Bu sorular ve her zaman daha global bir tasarımcı olma isteği bana güç veriyor.


Bu alana baktığınızda “Şunu keşke ben yapmış olsaydım” dediğiniz iş hangisidir? Neden?


Mimari tasarımlar ve ürün tasarımları dışında heykel sanatı çok ilgimi çekiyor. Keşke ben yapsaydım demekten ziyade ‘iyi ki yapmışlar ki bize ilham oluyorlar’ dediğim sanatçılar var. Özellikle bu sene ki Contemporary sergisinde Ayla Turan’ın ve Göksu Gül’ün eserleri çok ilgimi çekti ve yakından inceleme şansım olduğu için çok mutlu oldum.



Farklı kültürleri tanımaktan korkmamak gerektiğini düşünüyorum.



Bu alanda “Bir gün mutlaka yapacağım” dediğiniz işi anlatır mısınız?


Benim için biraz hayal olsa da bir gün Ayla Turan ve Göksu Gül gibi ses getirecek heykeller, daha doğrusu sanat eserleri ortaya çıkarmak isterim.


Bunu bugün yapmak için neyiniz eksik? Neye ihtiyacınız var?


Kesinlikle daha çok görmeye, keşfetmeye, bana ilham olacak yerleri gezmeye, insanlarla tanışmaya ihtiyacım var. Tasarım anlayışımı genişletmek ve sığ bırakmamak istiyorum. Objelere, malzemelere veya renklere daha farklı bir bakış açısıyla baktığım zaman eminim ki farkında olmadan bir sanat eseri çıkarmış olabileceğim.


Bu ihtiyacınızı nereden, nasıl karşılayabilirsiniz?


Bu çağda kesinlikle dünyayı gezmek gerekiyor. Konfor alanımızdan çıkıp dünyada neler olmuş, neler oluyor veya neler olabilir düşüncesi ile tasarım dünyasına bakmalıyız. En ufak şeyin bize ilham olabileceğini unutmamak gerekiyor. İnsanları, farklı kültürleri tanımaktan korkmamak gerektiğini düşünüyorum.


Teşekkürler


Ekim 2022


20 görüntüleme0 yorum
bottom of page